Haber

Xinjiang’la ilgili gerçekler, Batı’nın yalanlarına galip gelecek

2022-01-27

CGTN / Pierre Mirochnikoff

Eylül 2021’de Çin ekonomik İş Birliği Merkezi’nin davetlisi ve Çin’deki yabancı iş insanları heyetinin bir üyesi olarak Xinjiang’ı ziyaret ettim. Bu benim Xinjiang’a ilk ziyaretimdi. Yolculuktan önce, Xinjiang’la ilgili daha önceki bilgilerim Batı medyasının geniş “zorla çalıştırma” ve “soykırım” haberlerinden geldiği için merak ve sorularla doluydum.

Xinjiang’a ayak bastığımda bütün gördüğüm temiz ve düzenli sokaklar, yüksek binalar, hareketli dükkânlar ve insanların yüzündeki sıcak gülümseme oldu. Görmek inanmaktır. Xinjiang’ın refah ve istikrarından dolayı mutluyum ama aynı zamanda Batılı siyasetçiler ile medyanın Xinjiang’a ilgili dizginsiz yalanları ve karalamaları nedeniyle de hayal kırıklığına uğradım.

Batı Xinjiang’ın gelişmesine gözlerini kapattı ve Batılı hükümetlerin ödeme yaptığı asla Xinjiang’a gelmemiş ve sadece bazı siyasetçilerin niyetlerine uygun kendi hayallerine dayalı saçma yalanlarla dolu haberler uyduran sözde uzmanların uydurduğu haberleri yayıyor. Bu karalamalar ve yalanlar sadece Batılı siyasetçilerin ikiyüzlülüğünü ortaya çıkarıyor. Bu siyasetçiler Xinjiang’daki yetkililer ve her etnik gruptan insanların etnik bütünlüğü desteklemek için yaptıkları sıkı çalışmaları görmezden geldi ve Xinjiang’daki yerel yetkililere yaptırım koymadan önce bu insanlara kendi hikayelerini anlatma ya da kendilerini savunma fırsatı bile vermedi.

Bu tür eylemler gerçek demokrasinin ilkelerine aykırıdır. Batılı siyasetçilerin eylemleri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) bir küçük beyaz toz şişesi çıkarıp, yanlış biçimde bunun Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğunun kanıtı olduğunu iddia etmelerini hatırlattı. Xinjiang’la ilgili iftiraları aynı ölçüde kabul edilemez ve utanç vericidir.

“BATI MEDYASININ YAYDIĞI SÖYLENTİLERE DÜŞÜNMEDEN İNANAMAYIZ”

Xinjiang ziyareti gerçekleri bilmeden aceleci değerlendirmeler yapamayacağımıza olan inancımı güçlendirdi. Batı medyasının yaydığı söylentilere düşünmeden inanamayız. Alanı ziyaret etmeden yalanlar ve yanlış bilgiler yayamayız ve Çin’in birliği ile istikrarını zayıflatmak için bazı ülkelerin uydurduğu manipülatif haberlere ya da sözde bağımsız haberleri hoş görmememiz gerekir. Xinjiang’da gördüğüm şey yerel hükümetin cesareti ve bağlılığı ve yerel yetkililerin adanmışlığıydı. Bu yerel bireyler ile liderler finansal yardım sağlamak ve güvenlik ve istikrar, toplumsal refah ve oradaki kadın ve erkeklere eşit fırsatlar sağlamak için yıllarda Xinjiang’daki etnik azınlıklar için yerel hükümetlerin emrinde çalıştı.

Bütün karalamalara ve Batı’nın baskılarına rağmen Xinjiang’da yönetimler ve bütün düzeylerdeki yetkililer kararlı biçimde halkın yararına politikalar yürüttü, yoksulluğu ortadan kaldırmak için çalıştı, sürekli olarak halkın geçim şartlarını iyileştirdi, dini aşırılık ve terörizmle mücadele etti, dini grupları ılımlı ve adil bir şekilde topluma daha iyi entegre olmaya yönetti ve bütün etnik grupların uyum içinde bir arada yaşamışını destekledi. Batı’nın çıkardığı kesintisiz gürültülere rağmen, Tianshan Dağlarını kuzeyden güneye kesen Tianshan Shengli Tüneli yakında tamamlanacak ve etnik grupların yaşadığı görece az gelişmiş bölgeleri daha gelişmiş bölgelere daha da yakınlaştıracak. Bütün bunlar Xinjiang’ın refah ve gelişmesi için sağlam bir temel atacak.

Xinjiang’da ben geleneksel giysileri içinde caddelerde rahatça gezen bütün etnik gruplardan insanlar, sayısız camide özgürce ibadet eden inançlı insanlar ve mutlu bir hayat için modern fabrikalarda birlikte çalışan farklı etnik gruplardan işçiler gördüm. Kentin modernleşmesinin yanı sıra camiler gibi geleneksel binalar da dikkatli sicimde korunuyor ve restore ediliyor. Grubumuz, Müslüman kültürel mirasına saygının her yerde görüldüğü Aksu bölgesinde geleneksel köyleri ziyaret etti. Mimari korunmuş ve restore edilmiş ya da 21. yüzyıla uygun daha iyi güvenlik ve hijyen koşulları ile yeniden inşa edilmiş.

Kentlerdeki ve kırlardaki yerel yönetimler bütün etnik gelenekleri, sanatları ile el sanatlarını ve hatta Müslüman helal gıdaları vb… korumak ve geliştirmek için büyük çaba gösteriyor ki, biz gittiğimiz her yerde yerel topluluklar içinde etnik ve Müslüman kültürünü deneyimleyebilelim. Xinjiang ziyaretim sırasında beni en çok duygulandıran şey, Müslümanları eğitmek ve radikallikten kurtarmak için bir girişim olan Xinjiang İslami Kutsal Metinler Okulu oldu. Kutsal metinler okulu dini eğitimde kariyer yapmak isteyenlere açık. Okulda dört tip ders veriliyor: dini bilgiler, genel hukuki bilgi. Kültür ve tarih ile Çin dili ve yazısı.

XINJIANG’IN GERÇEK HİKÂYESİ

Hukuki normlara uygun ve toplumsal gelişmeye uygun İslam’daki dini fikirler ve kavramlardan yararlanıyor, öğrencileri iyi niyete sahip olma ve haklı biçimde davranma, bölünmeye karşı çıkma ve aşırı fikirlere direnme konusunda eğitip yönlendiriyor. Öğrenciler mezun olduktan sonra İslami derneklerde, dini okullarda çalışabiliyor ya da bütün dünyada camilerde imam olarak çalışabiliyor ve dindar insanlara hizmet ediyor. İslami kutsal metinler okulu İslam’ın sağlıklı ve doğru biçimde miras alınmasını sağlıyor ve dinin toplumsal gelişme dalgasına daha iyi uyum sağlamasını yönlendiriyor.

Heyetimiz ayrıca Urumqi İslam Enstitüsü’nü de ziyaret etti. Burası etnik kökenleriz ne olursa olsun Xinjiang’daki bütün Müslümanlara açık olan bir üniversite ve bütün yaşlardan ve toplumsal kökenden gelme binden fazla öğrenci Orijinal Kuran, edebi Arapça, Mandarin ve Çin Halk Cumhuriyeti yasaları, vb… konularında eğitim görüyor. Urumqi İslam Enstitüsü Müdürü İmam Abdureqip Tumulniyaz, “Dini düzeyde bile her zaman yenilikleri kınayan muhalifler olacaktır.” dedi. Tumulniyaz tanınmış bir profesör ve Xinjiang İslam Birliği’nin başkanı olarak İslam dininin asıl Çinli temsilcilerinden biri. Tumulniyaz bu büyük projeyi 5 yıldan uzun bir süredir Xinjiang’daki Uygurlar ile İslam cemaati için ruhani ve ilham verici bir yönlendirici olarak doğru yola soktu. Yeni metotlarla olumlu yönde davranışları değiştirmek ve bir şeyleri ileri götürmek kararlılık, inisiyatif ve cesaret gerektirir ve Xinjiang’ı ziyaret ettiğimizde bunu gördük.

Avrupa’da terörizm ve dinci aşırılığın yayıldığı bir zamanda, aynı zamanda Müslümanları doğru dini görüşler oluşturma, toplumsal ve ekonomik etkinliklere katılmaya yönlendiren dini ve mesleki eğitim veren okulların açılmasına ihtiyaç var. Kesinlikle uygun eğitim ve yönlendirme olmadığı için Fransa’daki bazı genç Müslümanlar toplumsal güvenliğe tehdit oluşturarak uyuşturucu kaçakçılığı gibi yanlış yollara giriyorlar. Ancak Avrupa ülkeleri şu anda benzer okullar kurma cesaretinden yoksun. Xinjiang’a yaptığım ziyaret çok faydalıydı. Gördüğüm şey ekonomik refah, toplumsal uyum, dini özgürlük ve mutlu insanlardı. Gördüklerimi ve duyduklarını arkadaşlarımla paylaşmak ve onlara Xinjiang’ın gerçek hikâyesini anlatmak isterim. Gerçekler herkesin görmesi için orada ve gerçeklerin sesi sözlerden daha yüksek çıkar.