Haber

ABD bölücülükle mücadelede çifte standart uyguluyor

2020-11-12

Son zamanlarda, ABD'nin başını çektiği Batılı ülkelerden Çin karşıtı güçler, Xinjiang meselesinin insan hakları, dini işler veya etnik sorun olmadığı gerçeğini görmezden gelerek etnik grup, din ve insan hakları bahanesiyle dünyada Xinjiang meselesini kışkırtarak Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde bölücülük ve terörizmle mücadele edilmesi ve aşırıcılığın giderilmesi için gerçekleştirdiği çalışmaları asılsızca eleştiriyor. Bunun Xinjiang'daki toplumsal istikrar ve uzun vadeli asayiş ve güvenliği bozmayı amaçladığı savunuluyor.

ABD yıllardır Taiwan, Tibet ve Hong Kong'da bölücü güçleri desteklemektedir. ABD'nin yukarıdaki eylemlerinin gerçek amacı, Çin'in bölücülük karşıtı mücadelesini ve Çin'in gelişimini engellemek almaktır.

Lanzhou Üniversitesi Orta Asya Araştırmalar Enstitüsü (ICAS) ve Ulusal Güvenlik Araştırma Merkezi'nden araştırmacılar, "İçeri ve Dışarı Arasındaki Fark: ABD'nin Bölücülükle Mücadele Konusunda Uyguladığı Çifte Standart" başlıklı bir araştırma raporu yayınladı.

Raporda, ABD'de ve uluslararası toplumda birçok bölücülük karşıtı olaya yapılan incelemelere göre ABD'nin bir zamanlar bölücülük tehdidi altındaki bir ülke olduğuna ve federal bütünlüğünü korumak için dört yıllık bir iç savaş düzenlediğine işaret edildi. Raporda ayrıca ABD'nin ülkeyi bölme girişimlerini yasaklamak için federal yasaların onaylandığı ifade edildi.

Ancak diğer ülkelerdeki bölücü meselelerle karşılaştıklarında ABD'nin güçlü fırsatçı ve pragmatik bir tutum sergilediği dile getirilen raporda, ABD'nin diğer ülkelerdeki bölücülük güçleri destekleyip desteklememesinin tamamen kendi çıkarlarına göre değerlendirildiği belirtildi.

Raporda, etnik köken, din, insan hakları, demokrasi ve özgürlük gibi sözde sorunların sadece ABD'nin diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmek için kullandığı araçlar olduğuna dikkat çekildi.

ABD'nin bölücülükle mücadele meselesindeki çifte standardı 3 alana yansıyor:

1- ABD, insan haklarını koruma yerine ulusal birliğe öncelik veriyor. ABD'deki iç savaş, Afrika asıllı ABD'lilerin insan haklarını korumak için değil, ulusal birlik için gerçekleştirildi. İnsan haklarını koruma, ABD'nin dış müdahale yaparken kullandığı bir alettir.

2- ABD kendi birliğini korumada taviz vermezken, diğer ülkelerdeki bölücülük meselesinde yararcılık ve bencillik ilkelerinde ısrar ediyor. Meksika, Kolombiya ve Panama bir zamanlar ABD'nin bölmeye çalıştığı ülkelerdi.

3- ABD bir yandan İngiltere, İspanya, Fransa ve Kanada gibi mütefik ülkelerinin bölücülükle mücadele çabalarını desteklerken, diğer yandan Rusya, eski Yugoslavya, Irak, Çin ve İran gibi rakip ve düşman olarak gördüğü ülkelerdeki bölücü güçlere destek sağlıyor, amacı bu ülkelerin toprak ve egemenlik bütünlüğüne zarar vermektir.

Raporda, "ABD Çin hükümetinin bölücülükle mücadele ve ulusal birliği koruma çalışmalarına kabaca karışarak bölücülük sorunu ile insan hakları meselesi arasındaki sınırı karıştırdı, bu ABD'nin hegemonyacı yüzünü göstermektedir. Birleşmiş Milletler Tüzüğü dahil uluslararası anlaşmalar ve uluslararası hukuk, milli özerlik hakkını kullanarak egemen ülkeyi bölme girişimine karşıdır. ABD'nin karışma girişimi, söz konusu ilkeyi çiğnemektedir" ifadeleri kullanıldı.

Raporda, dünyanın tek süper gücü olan ABD'nin bölücülükle mücadele konusunda sergilediği ciddi çifte standarda göre, ABD'nin uluslararası düzenin bir tasarımcısı değil, bu düzenin en büyük yıkıcısı olduğu savunuluyor.