Haber

Yoksulluğu azaltın ve insan haklarını koruyun

2020-09-28

Editorün notu: Birleşmiş Milletler (BM)  İnsan Hakları Konseyi'nin 45. oturumu sırasında, BM'nin Cenevre'deki Bürosu'ndaki Çin daimi temsilciliği ve Çin İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, 21 Eylül'de Guangdong eyaletinin Guangzhou kentinde, "Yoksulluğun Azaltılması ve İnsan Haklarının Korunması" başlıklı ortak bir video bağlantılı bir toplantı yaptılar. Toplantıya katılan bazı uzmanlar Sincan Uygur özerk bölgesi de dâhil bazı alanlarda yoksulluğun azaltılması ve insan haklarının korunması hakkında konuştular. Aşağıda iki uzmanın konuşmalarından alıntılara yer veriyoruz.

BATILI ELEŞTİRİLER SOĞUK SAVAŞ SİYASETİ İLE LEKELENMİŞ

2019 Nobel ekonomi ödülü Hindistan ile Kenya'daki yoksul topluluklar içinde yaptıkları çalışmalara dayanan küresel yoksulluğu azaltma konusundaki deneysel yaklaşımları için üç Amerikalı ekonomiste verildiğinde, bazıları bu çalışmanın neden Çin'de yapılmadığını sordu. Çin reform ve dışa açılma politikasını başlatmasından sonra geçen 40 yıldan fazla zaman içinde, yoksulluğu azaltma çalışmasında deneyden fazla bir şey yaptı. Gerçekten yoksulluğu azalttı. Ülke son 40 yılda 850 milyon insanı yoksulluktan çıkardı, bu dünyadaki yoksul nüfusunun yüzde 70'ından fazladır.

Covid-19 salgınına rağmen Çin, bu yılın sonuna kadar mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma ve bütün yönlerden ılımlı ölçüde zengin bir ülke yaratma konusunda topyekûn çaba gösterdi.

Yine de Batı'daki güçlü sesler, Çin'in insan haklarını koruma konusunda önemli bir adım olan, yoksulluğu azaltma konusundaki dikkate değer başarılarını göz ardı ederek, Çin'i insan hakları karnesi için eleştirmeyi asla durdurmadı. Batı eğer insanlar yaşamak için yeterli kaynaklar, hatta yaşama hakkı olmadan yoksulluğa batarsa, bütün diğer insan haklarının temelinin, korunmayı bir yana bırakın garanti altına alınamayacağı unutma eğiliminde.

Batı, özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ön yargılı ve ideolojik çatışmaya kafayı takmış çünkü gündemleri sosyalist devletleri "yasa dışı kılmak" ve dünyada egemenliklerini sürdürmek. Batı bütün ülkelerde insan haklarını ölçmek için aynı kriteri kullanarak insan hakları pratikleri Batılı ülkelerden farklı herhangi bir ülkeyi insan haklarının ihlalcisi olarak görüyor ve hemen ona karşı saldırıya geçiyor.

ÇİN HALKI BİREYCİLİĞE KARŞI KOLEKTİF SİYASİ HAKLARI TERCİH ETTİ

Çin halkı bireyciliğe karşı kolektif siyasi hakları tercih etti. Ve insanların çıkarlarını ilk sıraya koyarak, Çin yoksulluğun azaltılmasında başka herhangi bir ülkeden daha fazla başarı kazandı. Dolayısıyla, Batı'nın Çin eleştirileri sadece adaletsiz değil, aynı zamanda siyasi amaçlı.

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü mart ayında "Xinjiang'ın dışında Yeniden Eğitim, Zorunla Çalıştırma ve Hayatta Kalma" başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda ileri sürülen iddiaları soruşturmak için, nisan ile eylül arasında bazıları raporda anılan birçok şirketin Xinjiang sakinlerini istihdam ettiği bazı eyaletleri ziyaret ettik.

Anketler ve görüşmelerden sonra -Çin'din binlerce kilometre uzakta Avustralya'da hazırlanan- raporda ileri sürülen iddiaların uydurulmuş olduğunu tespit ettik.

Görüştüğümüz Xinjianglı bütün göçmen işçiler, bölgelerinin dışında çalışmaya gönüllü olmuştu. Bunların çoğu ya çiftçi ya da çobandı ve daha fazla para kazanabilmek için diğer eyaletlerdeki fabrikalarda çalışmaya karar vermişlerdi. Birçoğu ufuklarını genişletmek ve diğer eyaletlerde daha iyi fırsatlar aramak istedikleri için, Xinjiang'ı terk etmelerinin nedeni, ailelerinin yoksulluğu değildi. Dolayısıyla Xinjiang Uygur özerk yönetimi hükümetini işçi kaçakçısı olarak lekelemek komiktir. Bunun nedeni belki de bilgi asimetrisidir, çünkü insan haklarından sorumlu yerel yetkililer genellikle yerel sakinlerin daha yüksek ücretli işlere sahip olmalarına yardım etmek için, bunlarla bölge dışındaki şirketler arasında arabulucu olarak çalışırlar. Ayrıca bazı Xinjianglılar kendilerinden önce diğer eyaletlere göçen akrabaları aracılığıyla bölge dışında iş bulurlar.

Xinjianglı göçmen işçiler, ücret ve terfide diğer eyaletlerden vatandaşları ile aynı muameleyi görürler. Ve diğer eyaletlerdeki işverenler onlarla iş akti imzaladığı için, işe alınmaları Çin iş yasaları ve BM Sözleşmesi'nin yoksulluktan kurtulma hakkı ile ilgili maddesine uygundur.

BM ilk Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi olarak "hiç yoksulluk olmamasını" belirledi ve diğer eyaletlere daha iyi yaşama kavuşmak için giden Xinjianglıların sayısının artması, bu hedefin Çin'de gerçekleştirilmesine hizmet edecek.