Özel Bilgi

Haritalar Dünyasında bir Xinjiang Hikayesi: Antik Haritalar ve Batılılar(1)

2019-02-22 Editör:Wang Yao Kaynak:Çin Kıtalararası Yayınevi

Sürekli Değişen Egzotik Bir Bölge: Lady Catherine’nin gözünden Kaşgar

Bir İngiliz, Aralık 1908'de, 39. resimde gösterilen Kaşgar Şehri'nin bir krokisini çizdi. Yüzyıldan fazla bir süre sonra bile bu harita bize, Qing Hanedanlığı'nın sonundaki Kaşgar kentinin coğrafi düzeni ve çok kültürlü özellikleri hakkında çok sağlıklı bilgiler veriyor.

Harita üzerinde, Tuman Nehri'nin, bugün olduğu gibi, kuzeydoğudan güneybatıya doğru eski Kaşgar kentine aktığını görebiliyoruz. Şehrin merkezinde, bölgedeki İslam kültürünün bir simgesi olan Iydgâh Camii, ve aynı zamanda Qing ordusunun yönetimini temsil eden hükümet merkezi gibi çok ünlü yapıtlar bulunmaktadır. Şehrin çevresinde Mançu ve Han yetkililerinin ve askerlerin bulunduğu Mançurya yerleşimi bulunmaktadır. Bu arada, Orta Asya'nın kontrolü için Batı güçleri arasındaki rekabetin iki sembolü olarak İngiltere ve Rus İmparatorluğu’nun büyükelçilikleri şehrin kuzey kapısının dışında yan yana durmaktadır. Kuzey kapısında Andican kentinden (Özbekistan'da) tüccarlar, Güney kapısında ise Hıristiyanlığı yaymak amacıyla gelen bir grup İsveçli misyoner görülebilir.

Qing Hanedanlığı'nın sonunda, sayısız kültür ve din, güney Xinjiang'da büyük stratejik öneme sahip bir şehir olan Kaşgar'da bir araya geldi. Şehir o zamanlarda Qing Hanedanlığı üyeleriyle dolu, gece gündüz İngiliz ve Rus büyükelçilerini ağırladı. Bununlar beraber İsveçli misyonerler de geldi, Kaşgarın yerlileriyle görüşmek için sokak sokak dolaştılar. İnsanlar çay içip sohbet ediyor, sokak gösterileri izleyip maniler söylüyor, alışveriş yapıyorlar ve din değiştiriyorlardı. Askerler, devlet yetkilileri, çiftçiler, tüccarlar, doktorlar ve misyonerler her yerdeydi.

Qing Hanedanlığı'nın sonlarına doğru, Kaşgar'ın kuzey kapısının dışındaki İngiliz Büyükelçiliği'nde (Resim 39'da gösterilmiştir) belirli bir süre boyunca, İngiliz Başkonsolosu Sir George Macartney’in karısı olan Catherine Macartney yaşamaktaydı. 1898'de, sadece 21 yaşındayken kocasına, İngiltere'den başlayarak, Orta Asya'daki Rus topraklarından geçerek Xinjiang'daki Kaşmir'de sona eren destansı bir yolculuğa eşlik etti. Lady Macartney, Kaşgar'ın kuzey kapısının dışındaki İngiliz Büyükelçiliği'nde 17 yıl yaşadı. Bu süre içerisinde üç çocuk dünyaya getirdi. Bu egzotik alemde yaşadığı 17 yıl boyunca Lady Catherine, Resim 39'da gösterilen binalarda bir dizi milletten seçkin figürlerle önemli yakınlık bağları geliştirdi. O zamanlarda tuttuğu günlükler bize, bir asırdan fazla bir süre önce, farklı ve sürekli değişen Kaşgar eyaletine karşı batılı ve kadınsı bir bakış açısı sağlıyor.

O zamanlar Kaşgar bölgesindeki Ruslar, İngilizlerin karşısında çok büyük bir rakipti. 39. resimde görüleceği üzere, Rus ve İngiliz Elçilikleri yan yana durmaktadır. Orta Asya üzerindeki kontrol için bu iki ulus arasındaki uzun süredir devam eden rekabet göz önüne alındığında, İngilizler ve Ruslar birbirlerini düşman olarak görmekteydi. Lady Catherine Rusları ziyaret etmeye gittiğinde, yalnızca düşmanlıktan değil, aynı zamanda dil engeli sebebiyle çok zorlandı. Çünkü ne kendisi Rusça biliyordu, ne de Rusya tarafında çoğu kimse İngilizce konuşamıyordu.

Resim 39 : 1908 Kaşgar şehri krokisi

Qing Hanedanlığı'nın sonlarına doğru, Rusya’nın Xinjiang'la muazzam ekonomik ve ticari ilişkileri vardı. Rus ürünleri neredeyse Xinjiang'ın her yerindeydi. Lady Catherine, 1898’de gelişinin ardından, Rus ürünlerinin Kaşgar’da bu kadar yaygın olmadığını yazıyor. Bununla birlikte, birkaç yıl sonra pazarın, Rusya'dan gelen kumaşlar, günlük kullanım eşyaları, mobilya, şeker ve unla doyduğunu hatırlatıyor. Birden bire sokaktaki insanlar, Catherine'in çok kaba bulduğu Rus kumaşlardan yapılmış çiçek motifleri ile süslü giysiler giymeye başladılar. Bu yüksek hacimli ticaret, Rusya Büyükelçiliği'nin yanındaki Çin-Rus Daosheng Bankası'nın kurulmasına yol açtı.

Kasım 1882'de Nikolai Petrovsky, Kaşgar'da ilk Rus büyükelçisi oldu. Şehre geldikten sonra elçilik ofisleri olarak kullanmak amacıyla kuzey kent kapısının dışında birkaç konut kiraladı. 1906'da Finlandiya ordusu lideri Carl Gustaf Emil Mannerheim, Kaşgar'a giderken Rus Büyükelçiliği'nde misafir oldu. Buradaki gözlemlerine göre, Rus büyükelçilerinin yaşadığı malikanenin Yaqub Beg’in eski resmi ikametgahı olduğunu öğrendi. Bu malikaneye ve elçiliğin idari merkezine ek olarak, Kaşgar'daki Rus yerleşimi, Rus yetkililer ve 60 Kazak tarafından kullanılmak üzere yerel müteahhitlerin yardımıyla inşa edilen bir dizi evden oluşuyordu. Mannerheim ziyareti sırasında, bir kilise ve iki başka ev hala inşaat halindeydi.

Bu sırada Kaşgar'da, kuzeydeki şehir kapısının dışındaki "Andican Ticaret Bölgesi" nde yaşayan başka bir yabancı topluluk daha vardı(Resim 39). Bu topluluk büyük ölçüde Orta Asya’daki Hokand Hanlığı’ndan gelen tüccarlardan oluşuyordu.

Resim 40 : Çin-Rus bankası olan “Daosheng”dan kağıt para

Qing Hanedanlığının ortasında, Hokand Hanlığı hala bağımsız bir devletti. İmparator Daoguang'ın hükümdarlığı sırasında, Jahangir Khoja liderliğindeki isyancıları hükumete karşı desteklediği için, Qing Hanedanlığı’nın bir düşmanı haline geldi. 1868’de Hokand Hanlığı, Rusya tarafından ilhak edildi. Bununla beraber Kaşgar’da iş yapan Hokandlı tüccarlar Rus tebaası oldu. 1879'un ilk yarısında, devlet adamı Zuo Zongtang'ın Xinjiang'daki Qing egemenliğini yeniden kurmasından sonra Qing hükumeti, Xinjiang’daki Rus tüccarları Yili eyaletine sürdü. Bununla beraber, eski Hokand Hanlığı’ndan gelen binlerce tüccar da Kaşgar’dan kovulmuş oldu.

1882’de Rus Büyükelçiliği’nin inşasıyla beraber Hokandlı tüccarlar geri döndüler. Akabinde, Kaşgar’ın kuzey kapısının dışında, geçmişte de olduğu gibi evler ve mağazalar kiraladılar, satın aldılar ve tekrardan ticaret yapmaya başladılar. Zaman içinde, "Andican Ticaret Bölgesi"(39. Resim) olarak anılan sıkı bir topluluk geliştirdiler ve Andican, Fergana Vadisi'nde ünlü bir ticaret merkezi haline geldi. Qing Hanedanlığı döneminde, Xinjiang halkı, Orta Asya'dan gelen tüccarlara "Andicanlar" diye hitap ederdi. Dolayısıyla harita üzerinde de bu bölge "Andican Ticaret Bölgesi" ismini almıştır. İsveçli diplomat Gunnar Jarring 1929'da Kaşgar'ı ziyaret etti. Sonrasında yolculuğunu şöyle özetledi: “Eski şehir Kaşgar, Andican Mahallesi olarak bilinen kendine özgü bir yere sahiptir.” Jarring’e göre bu mahalle, Rus tarzı tuğla evlerle doluydu. Dar sokaklarında tüccarlar, Rusya’dan ithal edilen çeşitli malları satıyordu.

Bu şehirde en rütbeli kişiler, Qing Hanedanlığı’nın askeri ve idari yetkilileriydi. Bu yetkililer şehrin gelişiminin her alanına öncülük ettiler. 39. resimde vurgulanan “Marçurya Yerleşimi” ve “Çin Hükumet Ofisi” bu yetkililere, yani Qing ordusu askerlerine ve Çinli tüccarlara ev sahipliği yaptı. Qing yetkilileri, düzenli olarak Lady Catherine gibi bir dizi diplomat ve gurbetçiyi davet ettikleri ziyafetler verdiler. Lady, bu davetlerde bulunan memurların jestleri ve benzersiz konuşmalarından oldukça etkilenmişti. 41. resimde, Kaşgar’da çalışan Qing yetkililerinin fotoğrafını görebiliriz. Memurların geleneksel kıyafetleriyle beraber dik ve ciddi bir ifadeyle çektirdikleri bu fotoğrafın, resmi bir şekilde çekildiği söylenebilir.

Qing yetkililerinin ziyafetleri, zengin menüsüyle son derece gösterişliydi. Bayan Catherine, Çin yetkililerin ofisine girince gözüne çarpan ilk şey, duvarda asılı olan Çin’e özgü ejderha motifleriydi. İçeri girdiğinde Bayan Catherine’i, küçük ayakları bağlı evin hanımı karşıladı. Bu kadın, Bayan Catherine’nin büyük ayaklarına da dikkatlice baktı ve bu bakışı Bayan Catherine’yi utandırdı.

Resim 41 : Kashgar'daki Qing Hanedanlığı yetkilileri

Bu ziyafette envaiçeşit baharat ve yemekler vardı. O gün masaya gelen ilk yemek, bugün de hala oldukça sevilen bir Yüzyıl Yumurtası yemeğidir. “Sonrasında, 40’a küsür çeşit yemek geldi.

Bunların arasında kırmızı et, sebze, tavuk, çeşitli kuru balık çeşitleri, deniz salatalığı, ördek, köpekbalığı yüzgeci, deniz yosunu, lotus çekirdeği ve kökleri, farklı mantar türleri ve tatlılar vardı. En sonra, “kızarmış domuz” ve “serçe yuvası çorbası” geldi. Böylesine görkemli bir ziyafet, modern okuyucuların bile ağzını sulandırıyor. Kaşgar'da bir asırdan fazla bir süre önce, deniz salatalığı, deniz yosunu ile köpekbalığı yüzgeci çorbası ve serçe yuvası çorbası gibi lüks yemeklerin bulunduğunu görmek gerçekten şaşırtıcı. Lady Catherine, bu ziyafetten oldukça zevk almış olmalı ki, aksi takdirde bütün ayrıntılarıyla beraber notlarında anlatmazdı.

Buna ek olarak, Qing Hanedanı yetkilileri çok düşünceli idi. Yetkililer ziyafeti hazırlarken, yemek çubukları kullanmakta zorluk çeken Batılı misafirler için elçilikten bıçak ve çatal gibi birkaç parça eşya ödünç aldılar. Bu durum, misafirlere saygılarını ve ziyafetlere verdikleri önemi gösterir.

Resim 42 : Kaşgar’da konuşlanmış Qing askerleri

42. resimde Kaşgar'da konuşlanmış bir grup Qing askerini görebiliriz. Bu eski fotoğraf günümüzde komik görünebilir. Askerler tamamen farklı kıyafetler giyiyor ve farklı silahlar taşıyorlar. Bir elinde tüfek olan soldan üçüncü asker haricinde, çoğu kılıç ve sopa gibi yakın dövüş silahları taşırlar. Askerin durumu, şüphesiz kızarmış domuz yavrularını yiyen ve kuşun yuva çorbasını içen Qing Hanedanlığı memurlarıyla kesinlikle karşılaştırılamaz. Askerlerin yiyecekleri hakkında net birşey söyleyemesem de, Qing Hanedanlığı dönemi belgelerini okurken yaşam koşullarıyla alakalı bir takım bilgilere rastladım.

Güney Xinjiang'daki Yangi Hissar'da (bugün Yengisar İlçesi olarak adlandırılan) bulunan Qing askerleri arasında, Mançu Sekiz Afiş Orduları’na mensup askerlerin kendine ait odaları varken, Yeşil Standart Ordusu askerleri iki kişilik odalarda yaşamaktaydı. Qing Hanedanlığı’nın ortalarında bu düzenlemeler standart kabul edilirdi. Ama bu düzenlemelerin Qing Hanedanlığı'nın sonuna doğru değişip değişmediğinden tam olarak emin değilim.

Ancak, bu askerler konusunda çok endişelenmemize gerek yoktur. Sonuçta hepsinin saygıdeğer bir işi, devletten aldığı istikrarlı bir maaşları vardı. Ayrıca askerler de, iş çıkışı yerel tiyatrolarda Çin operalarını izleyebiliyorlardı. 43. resimde, girişinde geleneksel Çin kemerli yolu ile etkileyici bir yapı olan eski Çin Kaşgar Tiyatrosunu görebiliyoruz. Bu tiyatroda sahnelenen operalar, sadece Çinliler tarafından değil, aynı zamanda Uygur halkı ve yabancılar tarafından da çok sevilen gösterilerdi. Kısaca şöyle özetleyebiliriz: Sanatın ülke ve milliyet sınırlarının çok ötesinde, bütün insanlara hitap eden bir özelliği vardır. Kashgar'da, aynı zamanda zekası ile Lady Catherine'i büyük ölçüde etkilemiş olan, Tianjin'den gelen Çinli Han tüccarlar yaşardı.

Yukarıda bahsi geçen Andican Tüccarları daha çok Rusya’dan gelen malları satarken, Tianjinli tüccarlar Çin malları satıyorlardı. Bu ürünler, titizlikle hazırlanmış ve çok güzel görünen ipek, yeşim, mercan, emaye işi vazolar, çaydanlıklar vb. ürünlerdi. Lakin, Rus ürünleriyle karşılaştırıldığında bu ürünler çok pahalıydı. Tianjin tüccarlarıyla sık sık görüşen Lady Catherine onlar hakkında söyler: “Ürünlerini satmaya ve mağaza işletmeye ek olarak, özel bankalar açıp yüksek faizle borç para da verirlerdi. Kim olursa olsun, karşıdakini ikna edebilmek için her türlü yola başvururlar, ve bunları da karşı tarafa gülümseyerek, arkadaş canlısı olduklarını göstermeye çalışarak yaparlardı.”

Ruslarla, Qing memurlarıyla veya Han tüccarlarla görüşmediği zamanlarda Lady Catherine, oldukça sıradan bir ev hanımı hayatı sürdürdü. Sık sık kalabalık pazarlar ve sokaklar boyunca yürür, ailesi için meyve, ayakkabı ya da şapka gibi şeyler günlük kullanım eşyaları satın alırdı. Bu şekilde, Kaşgar’daki insanların günlük yaşamlarına oldukça aşinaydı.

44. resim, Kaşgar’ın önemli simgelerinden biri olan Iygah Camii’ne aittir. Camii’nin önünde, Lady Catherine’nin bir zamanlar ziyaret ettiği ve oldukça hareketli diye nitelendirdiği yerel çarşıyı görebiliriz.

Resim 43 : Kaşgar şehrindeki Çin tiyatrosu

Resim 44 : Qing Hanedanlığı’nın son dönemlerinde, Iydgah Camii ve önündeki Pazar

Özellikle, Perşembe günleri (Yerel halk tarafından Pazar Günü olarak bilinir), çarşı ziyaretçilerin akınına uğrardı. 44. resimde görülebileceği üzere, tüccarlar döşemesiz sokaklara alışılmış bir şekilde paspaslar serer ve kendilerini korumak için çadırlar kurar, sonrasında da bu paspaslara çömelip yoldan geçenlere ürünlerini satmaya çalışırlardı.

Eski Kaşgar’da, darbe ve deliklerle dolu dar sokaklar vardı. Su taşıyan arabalar ve eşekler sürekli su sıçrattığı için zemin çamurlu oluyordu. Çarşının ortasında, meyve satıcılarıyla dolu bir yer vardı. Yaz aylarında, şeftali, kayısı, kavun, üzüm, incir, karpuz gibi çeşit çeşit meyveler çok düşük fiyatlarla satılıyordu. Lady Catherine notlarında, “ Bir kavun sadece 2 kuruşa alınabiliyor. Eğer şanslıysanız bununla koca bir üzüm sepetini satın alabilirsiniz.” yazmıştır. Lady Cahterine’ye göre, meyveler çok ucuz ve yaygın olduğu için ziyafetlerde insanlara ikram edilmezlerdi. Resim 45, 2012’de Kaşgar’a yaptığım araştırma gezisinde çektiğim bir fotoğraftır. Cami sağlam ve zarif görünüyordu; her ne kadar önünde eskisi gibi kalabalık pazarlar olmasa da, caminin arkasındaki sokaklarda her türlü ürünün satıldığı tezgahlar hala mevcuttur.

Yerel halk ve turistlerin sıkça ziyaret ettiği cami, satıcıların mallarını sergilemek için ideal bir yerdir. Etrafı farklı ebat ve özelliklerde pazarlar ile çevrilidir. Iydgah Camii’ne ek olarak satıcılar, Qing Hanedanlığı’nın sonuna kadar, Kaşgar’daki diğer camilerin önünde(Resim 46) ya da arka sokaklarında (Resim 47)pazarlar kurup ürünlerini sergilediler. Örneğin, sadece deri başlıklar ve gümüş ipliklerle süslenmiş zarif kadın şapkaları üzerine yoğunlaşan pazarlar vardı. Pamuk çarşısı ve kumaş çarşıları ile demirciler ve gümüşçülerin özel yapım alet ve takı ürettiği çarşılar vardı. Kaşgar’da çok ilginç başka bir pazar daha vardı: İkinci el kıyafetlerin satıldığı Bit pazarı. Bu pazarı da gören Lady Catherine, pazarın ismine yakışır bir yer olduğunu söylüyor.

Resim 45 : Iydgah Camii(Temmuz 2012)

Resim 46 : 1907'de Kaşgar Pazarı(hurda demir ve botların satıldığı) ve Iydgah Camii

Resim 47 : 1910’da Kaşgar sokakları

O zamanlar Çay Salonları, pazarcılar için bir vazgeçilmezdi. İnsanlar bu salonlarda oturup çaylarını içer, bir iki uzun saplı bir çalgı aleti ve bir davulcunun yerel gösterilerini dinler, kulaklarının pasını silerlerdi.  Bazen de bir masalcının hikayelerini dinleyip kendilerinden geçerlerdi.

Kaşgar’a gelmesinin üzerinden 17 yıl geçikten sonra Lady Catherine 1915’te, 38 yaşındayken İngiltere’ye döndü. Sonrasında o ve kocası, Manş Denizi’nde Normandiya sahilindeki küçük bir ada olan Jersey adasına yerleşti. Deniz meltemini dinledikçe, yurtdışında 17 yıl boyunca yaşadığı maceraları sık sık düşünüyor olmalıydı; başa çıkması zor olan Rusları, kızarmış domuz kokusunu, Tianjin tüccarlarının kurnazlığını, taze meyveleriyle dolup taşan çarşıları, çay salonlarındaki canlı müzik performansları ile masalcıları vb...

Kaynakça

• (İngiltere)Macartney, Catherine ve Shipton, Diana (yazarlar); Wang Weiping ve Cui Yanhu (çevirmenler): Diplomatların Eşlerinin Yeniden Toplanması. Xinjiang Halk Basın Yayıncılığı, 2010.

• (İsveç)Jarring, Gunnar (yazar); Cui Yanhu ve Guo Yingjie (çevirmenler): Kaşgar'a Dönüş. Sincan Halk Basın Yayıncılığı, 2010.

• (Finlandiya)Mannerheim, Carl Gustaf Emil (yazar) ve Wang Jiaji (çevirmen): Carl Mannerheim'ın Batı Topraklarının Gözlemleri, 1906-1908. Çin Etnik Sanat ve Fotoğraf Yayınevi, 2004.