Kültür

Daurların Halk Kültürü(2)

2018-12-10

Kıyafet--- Daurların kıyafetleri üzerinde çeşitli desenler bulunur. İşlevlerine göre normal kıyafet, avcılık kıyafeti, düğün kıyafeti, çocuk kıyafeti ve yas kıyafeti vardır. Bunun yanı sıra "deli" (deri mont), "Mahala" (deri şapka), Ares ve Hakuru (deri pontolon) da Daurlara özgü kıyafetler arasındadır. Daur erkekler mutlaka kemer bağlar; eskiden deri elbise giyerlerdi, zamanla kumaş elbise giymeye başladılar. Xinjiang'da yaşayan Daurlar takım elbise ve Batı tarzı tarz mont da giyiyor. Eskiden kışın Daurlar daha çok çizme veya keçe çizme giyerdi, günümüzde ise daha çok deri ayakkabıları tercih ediyorlar.

Eğitim--- Daurlar, eğitime büyük önem veriyor. Qing Hanedanı döneminde İli bölgesinde yerleşen Daurlar 1875 yılında Çöçek bölgesinde bir ilkokul, 1908 yılında yine Çöçek'da Yangzheng Okulu ve Wubei Okulu'nu, Çin Cumhuriyeti döneminin 6. yılında (1917) "Sekiz Bayrak'ın Çocukları Okulu"nu (Sekiz Bayrak: Qing Hanedanı'nda Mançuların önderliğindeki bir sosyal askeri örgüt sistemi), 1935 yılında bölgesel birinci ilkokulu, 1938 yılında Guarbender (bugünkü Aşili) bir kamu ilkokulunu kurdu. Xinjiang'da kuşaklardır yaşayan 13 etnik grup arasında, eğitim görme oranı bakımından Daurlar üçüncü sırada yer alıyor.

Aşili Daur Milliyeti Köyü "tercümanlar memleketi" olarak adlandırılıyor. Daur çocuklar doğuştan itibaren çok dilli ortamda yaşıyor. Evde Daur dili, komşularla Kazakça, okulda ise Çince konuşan Daurlar çocukluklarından itibaren birçok dil öğreniyor. Yaşlı Daur tercümanlar, "Çince-Uygurca Sözlüğü", "Çince-Kazakça Sözlüğü", "Uygurca-Çince Sözlüğü" ve "Kazakça-Çince Sözlüğü" gibi sözlükler hazırkadı. Daur tercümanlar ayrıca "Üç Krallık" ve "Batı'ya Yolculuk" gibi Çin'in klasik eserlerini çevirip, Xinjiang'da yaşayanlara tanıttı.

Ahlak kuralları--- Daurlar tek eşlilik sistemine uyuyor. Boşanmak da çok azdır, çünkü boşanmak Daurlar tarafından ahlaksızlık olarak görülüyor. Aynı soyadlı iki kişi, aralarındaki kan bağı ne kadar uzak olursa olsun evlenemez.

Daurların terbiyesinin çekirdeği, yaşlılara saygı göstermektir. Gençler yaşlılarla resmi ve geleneksel yöntemle selamlaşır, Bahar Bayramı'nda yaşlılara içki sunar; bir ailede yaşlının vefat etmesinden sonra, başkaları gelip yardım eder. Yaşlılar çocuklara genellikle çok iyi davranır. Daur yaşlılar sert mizaçlı olmalarına rağmen, çocuklarını dövmez ve onlara küfretmez. Yaşlılar kendi hareketleriyle çocuklarını eğitir. Akrabalar arasındaki çeşitli hitaplar da diğer etnik gruplardan daha zengin ve değişiktir. Hitaplar birbirine karışmaz ve bir hitap duyulunca kişiler aralarındaki ilişki hemen anlaşılır.

Evlilik ve bebek yetiştirme geleneği--- Evlilikte, ailenin sosyal konumu, geçmişi ve prestiji ciddiyetle düşünülen önemli unsurlardır. İki aile arasındaki dostluk ve temaslar evlilikte önemli rol oynar. Daurlar genellikle başka etnik gruplardan kişilerle evlenmez. Bazı sebeplerden dolayı diğer etnik gruplardan kişilerle evlenenler de vardır, ancak evlenilen kişinin etnik grubunun genellikle din ve örf bakımından Daurlara yakın olması gerekir. Gençler serbest olarak sevgili bulur ve sevgililik ilişkileri kesinleştikten sonra anne babalarına söylerler. Anne babaların onayıyla, erkeğin akraba veya arkadaşlarından saygın ve güzel konuşan biri kız istemeye gider. Kızın ailesi kabul ederse, Daur dilinde "Jiente" denen ikinci aşamaya girilir. Damat adayı kızın ailesine keçi, alkollü içki, şeker ve kekten oluşam nişan hediyesi verir. Kız ailesi ise damat adayı ve onunla beraber gelen akrabaları ve soy mensuplarına ikramda bulunur. Damat adayı kayınpeder ve kayınvalide ile kız ailesindeki yaşlıların önüne gelip saygısını gösterir. "Tuolie" denen üçüncü aşamada, damat adayı düğünden önceki bir ay civarında, kızın ailesine ikinci defa hediyeler verir. Hediyeler arasında kumaş, giyim ve aksesuarlar bulunur. Erkek tarafı kendi gücüne göre hediye hazırlar ve hediyenin miktarı evliliği etkilemez.

Gelinin düğüne gitmesine eşlik etme töreni. Düğünden önceki gün, damat yeni giysisini giyerek eşlik edenlerin arabasıyla gelinin evine gider. Gelinin anne babası, gelen konvoyun yanı sıra akraba ve köydeki komşulara da ikramda bulunur.

Düğün gününün sabahı, düğün konvoyu yola çıkar. Gelin ailesinden ve damat ailesinden ayrı ayrı birkaç kişi beraber düğüne gider. Ortanı daha neşelendirmek amacıyla, konvoy damat ailesinin bulunduğu köyün girişinde ip çekilerek durdurulur. Damat attan inip oradakilere içki sunar ve şeker dağıtır. Damadın akrabalarından hem oğlu hem kızı olan erkek ve bayanlar evin kapısında konvoyu karşılar. Damat ailesinden bir yaşlı, konuklara tek tek içki sunarken, gelin ailesinden gelen konuklar kıdemlerine göre sırayla avluya girer. Gelin, yengelerin eşliğiyle arabadan inip gelin odasına girer. Yaşlı konuklar ise saygı göstergesi olarak batı odaya davet edilir.

Beşik, bütün Daur ailelerinde bebek yetiştirmek için kullanılan geleneksel alettir. Beşiğe, Daur dilinde "deride" denir. Daur bebekler, üç yaşına kadar kemerle asılan beşikte yatar. Bu yöntem hem rahat, hem kullanışlıdır. Beşik kültürü, Daurların geleneksel maddi kültürünün bir yansımasıdır.

Cenaze örfleri--- Ölüleri gömmek, Daurlar arasında çok yaygındır. Kamu mezarlığı da çok kullanılır. Bir Daur ancak yıldırım çarpması veya suda boğulmak gibi olağanüstü sebeplerden öldüğünde, yada memleketten uzakta ölüp cesedinin çürüdüğü veya tam olmadığı durumlarda yakılır. Birinin vefat ettiği bir an önce akrabalarına ve arkadaşlarına bildirilmesi ve evde anma tableti kurulması gerekir. Cenazede nutuk (Daur dili:kezhaerhubeila) söylenir ve tabut genellikle ölümden sonraki tek sayılı günde mezarlığa götürülür. Ölümden sonraki 7. ve 100. gün ile yıldönümünde anma töreni yapılır.

İnanç--- 1950 yılından önce, Daurların çoğunluğu Mançuların dinine inanıp, gök tanrısı, ata tanrısı, çiftlik hayvanları tanrısı ve dağ tanrısı gibi tanrılara tapıyordu.

Daurlar, kartalları kutsal ve uğurlu kuş olarak görüyor ve, kartallara özel duygu besliyor.